Ardıl tercüme ile simültane tercüme arasındaki farklar nelerdir?

Kelime anlamları olarak bile birbirinden bu kadar uzak olan bu kavramlar, mesleki açıdan da birbirlerinden ayrıdırlar. Halen birçok insanın, tercümanlık mesleği ile mütercimlik mesleğini aynı zannettikleri bir ortamda, bu iki tercüme çeşidini aynı zannetmeleri çok ta fazla yadırganmayacak bir davranıştır. Ardıl (konsekütif) sözlük anlamı olarak “ardı ardına gelen’’ anlamıyla anılırken, simültane ise “anında”, “eşzamanlı” anlamıyla ifade edilir. İşte aralarındaki fark bu kadar önemli aslında. Birisi hemen, anında değişen, diğeri ise arkasından değişen iki tercüme çeşididir.

Simültane tercüme için teknik araç gereç, özel kabin gibi teçhizatlar gerekir. Fakat ardıl tercümede böyle bir ihtiyaç yoktur. En fazla küçük bir mikrofon yardımıyla sesin salonda ya da odada daha rahat duyulması sağlanır. Simültane tercüme çok daha kapsamlı toplantı, münazara, seminer, konferans, geniş sunum toplantıları gibi kalabalık dinleyici kitlelerinin olduğu geniş toplantı salonlarında tercih edilir. Bir yada birden fazla farklı dillerde konuşan konuşmacılar olduğu için yine aynı sayıda simültane tercüman olması gerekmektedir. Her tercüman farklı bir dili hedef dile çevirir. Dinleyenler kulaklıklarında istedikleri hedef üzerinden çeviriyi alırlar.

Ardıl tercümede ise küçük toplantı salonlarında, basın bülteni açıklarken, mini müzakereler, kısa süren iş toplantıları, ikili diyaloglarda, heyet gezileri, diplomatik görüşmeler gibi dakikalar sürecek konuşmalarda tercih edilir. Tercüman ve konuşmacı ard arda konuşurlar. Konuşmacı ve tercüman yan yana otururlar ve konuşmacı çevirinin kolay ve hızlı olabilmesi için kısa ve net cümleler kurmaya özen gösterir. Cümlesini noktaladığında ya da uzun bir cümlenin virgül bırakılan yerlerinde tercümana söz hakkını bırakır ve aynı yere kadar konuşmayı çevirmesini bekler. Tercüman cümleyi unutmamak için, küçük bir not defteri kullanabilir.