4 Madde İle Medikal Çeviride Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tıbbi çeviri, sağlık hizmetleri için eğitim materyalleri, tıbbi cihaz veya medikal alanlar, pazarlama veya klinik ve teknik belgeler gibi çeşitli belge türlerinin çevrilmesini içerir. Birçok doktor, tıbbi tercümanların hizmetlerini hasta kayıtları, reçeteleri, tıbbi öyküleri ve başka bir dilde yazılmış teşhisleri için kullanmaktadır.

Tıbbi çeviri sadece doktorlarla çalışmakla ilgili değildir. Tıbbi çevirinin ihtiyaç duyulduğu birçok başka alanlar da vardır. Örneğin, tıp tarihi belgeleri, farmosatik belgeler, klinik çalışmalar ve bunun gibi alanlarda tıbbi çeviriye ihtiyaç vardır. Bu alanlarda tıbbi çeviri gerektiren belgelerin neler olduğunu aşağıda açıklayalım.

  • Tıp tarihi belgeleri, tıbbi incelemeler, tıbbi pazar araştırma anketleri ve tıbbi cihaz çevirileri gibi belgeleri içerir.
  • Farmosatikler, hasta bilgilendirme broşürleri, pazarlama materyalleri ve bunun gibi bilgi içerikli ve hedef kitlesinde yine hastalar bulunan belgelerdir.
  • Klinik çalışmalar,  tıbbi çeviriye en fazla ihtiyaç duyulan alanlardan biridir. Klinik çalışmaların dokümantasyonunda protokoller, görüş belgeleri, onay formları, olumsuz olay raporları gibi belge ve dokümanları kapsar.

Kaynak-Hedef İçerikli Mesajlar

Medikal çeviri ya da genel tabiri ile ifade edebileceğimiz tıbbi çeviri, tıbbi belgelerin doğru çevirisi, yabancı dil konuşan hastalara eşit bakım ve tedavi sağlamayı esas alan bir alandır. Hastalar hangi dili konuşursa konuşsun, etkili iletişim kurulabilmesi gerekir.

Tıbbi çeviri, belgelerin teknik ve hassas doğası gereği çok özel bir çeviri alanıdır. Sonuçta insan yaşamını büyük ölçüde etkileyen belgeler ile çalışılmaktadır.

Fakat tıbbi çeviri elbette bunca büyük sorumluluklar ile çalıştığı için zorlukları, dikkat edilmesi gereken yönleri vardır. Bu da, genel çeviri uzmanlığının veya tek dilli konuşma becerilerinin tek başına doğru bir çeviri sağlamak için yeterli olmadığı anlamına gelir.

İki dil ile çalışmak zorunluluğu, her iki dil üzerinde uzmanlık gerektirir. Kaynak tıbbi dokümanda verilen mesajlar, belirtilen noktalar ve önemli hususlar bire bir, anlaşılır ve açık şekilde hedef dile aktarılmalıdır.

Kaynak ve hedef dil arasındaki mesaj iletiminin, hatasız, açık ve anlaşılır olması en önemli hususlardan biridir.

Çalışılan Diller Üzerindeki Profesyonellik

Dillerinde konuşamayan hastaları olan doktorların bu hastalara anlayabilecekleri bir dilde talimat verebilmeleri gerekir. Ayrıca, yakın zamanda ülkeye taşınan ve ev sahibi ülkenin dilini bu kadar iyi konuşmayan herhangi bir hastanın tıbbi geçmişlerini çevirmek için tıbbi tercümanlara ihtiyaç duyabilirler. Hastalar ayrıca sağlık durumlarını ve doktorlarının nasıl tedavi edeceklerini tam olarak anlamalıdır.

Ayrıca, bir doktor tarafından reçete edilen hastalara ilaç sağlayan eczacıların, dozajları ve diğer ilaç bilgilerini çevirmesi için tıbbi tercümanlara ihtiyaçları vardır. Böylece hasta talimatları ve ilaçları doğru şekilde kullanabilir. Bu nedenle, hızlı ve doğru bir belge çevirisi çok önemlidir.

Bütün bu ihtiyaç alanlarını, sorunsuz ve hayati tehlikelere ihtimal vermeden yapılabilmesi için tıbbi tercüme uygulanan dilde profesyonel ve deneyimli olunmalıdır.

Yazma Becerileri

Tıbbi çeviri alanında çalışmak, yukarıdaki maddede de belirttiğimiz üzere dil uzmanlığı gerektirir. Fakat bu uzmanlık hem konuşma hem yazma ve dinleme, yani dili bütün alan ve işlevleri ile kullanabilme becerisi gerektirir. Özellikle medikal çeviri için, yazma becerisi, hedef ve kaynak dilde üst düzeyde olmalıdır.

Alan Terminolojisi

Tıbbi deneyim, tıbbi belgeleri çevirmek için yeterli değildir. Tıbbi çeviri kesin olmalıdır, bu yüzden tercümanlar da uzmanlık sahibi olmalıdır. Onkolojide deneyimli bir tercüman, hematoloji ile ilgili belgeleri tercüme edemeyebilir. Bu nedenle alan terminolojisine hakim olunmalıdır.

Doktorlar ve tıbbi bilgilerini çevirmesi gereken diğer bireyler, belirli bir tıp dalında uzman olan, alan terminolojisine hakim bir tercümanla çalışmalıdır.

Örneğin İngilizce‘den İspanyolca‘ya tıbbi çeviri yaparken, orijinal kaynağı yansıtmanın yanı sıra çevirinin tonu ve dili de çeviriyi kimin okuyacağına bağlıdır.