Türkçenin Avrupalılar İçin Zor Bir Dil Olmasının 5 Nedeni

Tükçe her ne kadar kolay bir dil olsa da bir yabancı tarafından öğrenilmeye çalışıldığında her dil gibi kendi zorluklarına sahip bir yapıdadır. Türkçe genellikle kurallı bir dildir. Bu açıdan öğrenilmesi kolay olarak görülebilir.

Bir dili öğrenirken o dile olan aşinalığınız, kültüre olan sempatiniz ya da ana dilinizin öğrenmek istediğiniz dil ile yakınlığı etkilidir. Türkçe öğrenmek özellikle İngilizce, Fransızca, İspanyolca gibi Avrupa dillerinde ana dili olanlar için karmaşık gelebilmektedir.

Bu yazıda Türkçeyi Avrupa dillerinden ayıran özellikleri, Türkçe öğrenmiş olan tercümanları en çok zorlayan konuları ele aldık.

Türkçe’de Cinsiyet Ayırımı Yok

İlk bakışta kulağa hoş geliyor. Hatta Türkçe öğrenmek isteyenler gramer cinsiyetinin olmadığını öğrendiği anda mutlu oluyor. Çünkü özellikle Latin dillerinde isimlerde dahi eril dişil cinsiyet ayrımları vardır. Hatta Romence’de bu ayrıma ek olarak nötr bir cinsiyette vardır. Tüm bu kuralların olmayışı Türkçenin cazibesini arttırıyor.

Buraya kadar her şey çok güzel. Fakat ana dilinde gramer cinsiyeti olan kişiler konuşma esnasında “o” kişisinin kim olduğunu anlamakta zorluk çekebiliyor. Teoride cinsiyet ayrımının olmaması güzel bir haber olsa da pratikte kafa karışıklığına sebep olabiliyor.

Türkçe Eklemeli Bir Dildir

Türkçe eklemeli bir dildir. Hint-Avrupa dilleri ise çekimli diller gurubuna girer. Tek ve çok heceli kökler ile çeşitli ekler vardır. Çekimli dillerde ekler kelimenin önüne ortasına ya da sonuna gelebilir. Bu esnada kökler de değişim gösterir ve yeni bir kelime oluşur. Çekimli dillere Arapça, Farsça, İngilizce, Rusça, Fransızca olarak örnek verebiliriz.

Türkçe gibi eklemeli dillerde ise kelimeler aldıkları eklerle değişime uğrar. İsim ve fiil çekimleriyle yeni kelimeler üretilirken kelimenin kökü aynı kalır. Dolayısıyla tüm ekler ile ilgili kuralları öğrenmek için çaba sarf edilmesi gereklidir.

Telaffuz Kolay Değil

Türkçe öğrenenlerin en çok zorlandıkları konuların başında telaffuz gelmektedir. Özellikle “ğ”, “ç”, “ö”, “ş”, “ü”, gibi alfabemizde bulunan harflerden oluşan kelimeleri telaffuz edebilmek oldukça zordur. Türkçenin eklemeli bir dil olması sayesinde uzun ve anlamlı kelimeler türetilebilmektedir. Uzun kelimelerin telaffuz edebilmek yeni öğrenenler için oldukça zordur.

Çoğu Türkçe öğrenen insana göre kağıt üzerinde bu dili çalışmak keyifli ve sanıldığının aksine kolay. Fakat konuşurken doğru bir şekilde telaffuz edebilmek doğru kelimeleri seçebilmek son derece zor.

Özne Nesne Fiil Yapısının Alışıldık Olmaması

Türkçe Hint Avrupa dillerindeki cümle yapısı açısından da farklıdır. İngilizcede özne-fiil-nesne şeklinde cümle kurulurken Türkçe’de ise özne nesne-fiil şekilden cümle kurulmaktadır.

Bu durum daha çok konuşma esnasında çok fazla devrik cümle kurulmasıyla sonuçlanır. Türkçeyi konuşarak öğrenmediğiniz müddetçe doğru şekilde cümle kurulması ve telaffuzların düzgün bir şekilde yapılması oldukça zordur.

Kültür Farklılıkları

Bir dil öğrenmek, kuralları öğrenip kelimeleri ezberlemekten çok daha fazlasıdır. Öğrenmek istediğiniz dilin kültürüne de hakim olmanız gerekmektedir. Türkiye kültürü Avrupa kültüründen farklıdır. Deyimleri, atasözlerini, bazı fiilerin kullanım yerlerini bilmek ve bazı düzensiz konuları anlayabilmek için kültüre aşina olmanız gerekmektedir.