Sözlü Tercümelerde Kaynak Dilin 4 Madde de Önemi

Sözlü tercümeler çeşitli araçlar kullanılarak ya da araçsız bir biçimde gerçekleştirilen anlık çevirilerdir. Sözlü tercümelerin kullanım alanları oldukça geniştir. Öyle ki; basın toplantıları, geziler, iş toplantıları, hastaneler, mahkemeler, sempozyumlar, konferanslar, paneller, sergiler gibi oldukça çeşitli platformlarda sözlü tercümelere ihtiyaç duyulur.

Sözlü tercümelerin yürütülme şekli ihtiyaca ve mekana göre şekillenir. Dinleyici sayısı ve sürenin fazla olması gibi durumlarda simultane yani mikrofon kulaklık gibi araçların kullanıldığı anlık çeviriler tercih edilir. Birkaç kişilik toplantılarda ise fısıltı veya ardıl gibi çeviri türleri tercih edilebilir.

Bugün sözlü tercümenin hangi türü olursa olsun kaynak dili iyi bilmenin sağladığı 4 faydayı aktaracağız.

1- Kaynak Dili İyi Bilmek Tercümanlara Güven Aşılar

Sözlü tercüme yapan çevirmenler hata paylarının olmadığını bilirler. Özellikle iş toplantıları, canlı yayınlar ya da basın tarafından takip edilen konferanslar tercümanlar üzerinde baskı oluşturabilir. Bu baskıdan kurtulmanın her tercüman açısından farklı bir yolu vardır. Fakat öncelikle güven duygusu tercümanları baskıdan kurtaran önemli etkenlerin başında gelir.

Kaynak dili ya da hedef dili iyi şekilde bilmek tercümanların üzerindeki baskıyı hafifletir. Bu sayede olası hatalar yapılması engellenir. Hedef Tercüme‘de sözlü tercümelerde görevlendirilecek tercümanlar için önceden toplantılar düzenliyor ve çeşitli kaynak ya da hedef dil testleri düzenliyoruz. Bu sayede yalnızca emin olduğumuz tercümanları önemli organizasyonlar için görevlendiriyoruz.

2- Teknik Konularda Bilgi Sahibi Olmak Gerekmektedir

Bazı organizasyonlar tıp, mühendislik, teknoloji, biyoloji gibi alanlarda gerçekleşebilir. Bazı konuşmacıların alanlarında uzman kişiler olması ise gayet doğaldır. Bu gibi organizasyonlarda haliyle çok fazla teknik terim kullanılır. Tercümanların kaynak dilde anlayamadıkları teknik terimleri hedef dile aktarabilmeleri neredeyse imkansızdır.

Bu yüzden tercümanlar eğitim veya deneyim alanlarına göre seçilmeli ve kaynak ve hedef dilde terminolojiye hakim olmalıdır.

3- Sözlü Tercümeler Anlık Gerçekleşir ve Telafisi Yoktur

Sözlü tercümeler anlık gerçekleşir özellikle simultane tercümeler oldukça hızlı bir şekilde iletişim sağlanır. Bu yüzden aktarılan her cümlenin telafisi oldukça zordur.

Ardıl tercümelerde bir nebze olsun konuşmacıyı durması için uyarabilirsiniz fakat simultane tercümelerde böyle bir imkan yoktur. Dolayısıyla kaynak dili en iyi şekilde anlayarak eş zamanlı bir şekilde hedef dile aktarılması sağlanmalıdır.

4- İletişimin Kusursuz Sağlanması Açısından Kaynak Dil

Kaynak dilin iyi şekilde bilinmesi iletişimin çok daha kusursuz olmasını sağlar. Çünkü hedef dile çeviri yaparken kelimelerin eş anlamlısını ya da benzerini bularak servis edebilirsiniz. Fakat kelimenin ne hakkında olduğunu anlamadığınız taktirde çeviri tam anlamıyla yanlış olacaktır. Bu yüzden kaynak dili çok iyi bilmek önemli bir avantajdır.