Tercüman Psikolojisini Anlamak

Tercümanlık, güzel bir meslektir; özellikle bağımsızlığına düşkün bireyler için. Çevirisini yapacağı diller üzerinde uzmanlaşan ve aynı zamanda sabır, özveri ve pratik zekâ gibi karakteristik özelliklere sahip bir tercümanın mesleki hayatı içerisinde iyi yerlere geleceği kesindir. Ancak, her meslek dalında olduğu gibi burada da bireylerin yaşadığı birtakım zorluklar vardır. Sektör içerisinde, bir tercümanın psikolojisini anlayabilmek ise oldukça önemlidir.

Türkiye’de tercümanlar çalışmalarını genellikle ya bir tercüme bürosuna bağlı olarak, ya da tamamen bağımsız olarak yürütürler. Yani bir tercüman, herhangi bir büroya bağlı olarak ofiste veya evinde çalışabileceği gibi; kimseye bağlı olmadan kendi müşterilerini bulup o şekilde de çalışabilir. Ancak, burada ortak tek bir nokta vardır: Tercümanların çeviri işlerini gerçekleştirirken zamanla yarışması. Çeviri hizmeti almak isteyen tüzel veya gerçek kişiler, freelance tercümanlara ve tercüme bürolarına bir teslim tarihi verirler. Çevirmenler ve bürolar, belirlenen o tarihte müşterilerine çeviri dosyalarını iletmekle yükümlüdür. Bunu bilen tercümanlar, çeviri yaparken hem kaynak hem de hedef dilin yapı ve imla kurallarını, gramerlerini ve toplumsal kültürleri göz önünde tutarlar. Kısa zaman içerisinde, yüksek kaliteli işler yaratabilmek herkesin yapabileceği bir şey değildir. Tercüman, kimi zaman gece gündüz demeden çalışır. Bu süreçte yaşanılacak bir sağlık problemi veya özel hayata ilişkin herhangi başka bir sorun, tercümanın tüm işini aksatmasına neden olabilir.

İşin bir de tercüme bürolarıyla yaşanılan sorunlar boyutu vardır. Kimi bürolar, çevirmenlerine yapacakları ödemeleri geciktirmekte ve bunun sonucunda çalışanlarını zor duruma sokmaktadır. Yine yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi tercümanların özel hayatında yaşayabilecekleri sorunlara saygı göstermeyen bürolar, onların psikolojisini kötü yönde etkilemektedir. Kısaca denilebilir ki, tercümanlık zevki bir meslek olmakla birlikte; büyük sorumluluklar almayı da gerektirir.