Tercümede Ses Dinleyicilerin Kulağına Hoş Gelmesi Niçin Önemlidir?

Sözlü tercüme bir diğer adıyla ardıl tercümede konuşmacı konuşmasını birkaç cümle ile yaptıktan sonra bekler ve bu esnada tercüman konuşmacının söylediklerini olduğu gibi dinleyicilere aktarır. Fakat tercüman dinleyip aktarma işini güçlü bir hafızası varsa başarabilir bu nedenle ardıl tercümede tercümanlar genellikle konuşmacının söylediklerini not alırlar. Ardıl tercümede önemli olan tercümanın konuşmacıyı çok iyi dinlemesi, anlaması ve ifade edileni olduğu gibi, aksatmadan dinleyiciye aktarmasıdır. Ardıl tercümanlar not alma teknikleri bakımından iyi olmalıdırlar. Yanlış alınan bir not yanlış çevrilir ve buda karmaşaya sebebiyet verebilir. Kullanıldığı yerler: İş toplantıları, Refakat anları, Noter huzurunda yapılan sözleşme v.s. işlemleri, Mahkeme Duruşmaları, Karakol ifadeleri, Nikâh salonları, Resmi makamlarda yapılan resmi işlemler esnasında.

Sözlü tercümenin bir diğer çeşidi ise eş zamanlı sözlü tercüme, konuşmaların sadece 2-3 saniye gecikmeyle tercüme edildiği geniş çok uluslu toplantılarda söz konusu olur. Bu tür sözlü tercüme hizmeti, ses geçirmez kabinlerde görev yapacak 2 veya 3 kişilik ekipler halinde çalışma gerektirir. Sözlü tercüman bir mikrofona konuşur ve katılımcılar da çevrilen konuşmaları kulaklıklarından dinlerler. Eş zamanlı yani bir diğer adıyla simültane tercüme ardıl tercümeden daha zordur. Ardıl tercümede herhangi bir teknik donanım kullanma ihtiyacı yoktur. Ancak simültane tercüme

Adından da anlaşılacağı üzere eş zamanlı tercüme demektir. Bu nedenle konuşmacının söylediklerini aynı anda aktarmak için tercümanın sesi önceden duyup algılaması ve çevirmesini sağlayan bir takım ekipmanlar bulunur. Sözlü tercüme çeşitlerinde tercüman çeviri işlemini yaparken konuşmacı kendiymiş gibi davranmalıdır. Eğer konuşmayı kendi anlatıyormuş gibi anlatmazsa bu sözlü tercüme olmaz. Sözlü tercüme yapacak kişilerde topluluk önünde konuşma dil bilgisi ve vücut dili hâkimiyeti tam olmalıdır.