Türkiye Çeviri Tarihi

Traduttora traditore, çevirmen haindir der bir Roma atasözü.  8. Yüzyılda Grek kültüründen İslam kültürüne , oradan tekrar Batı kültürüne yapılan çeviriler kültürel etkileşimin bir göstergesiydi.

Tercüme Tarihi

10. yüzyılda İslamı Kabul eden Türkler, bilim dilini de Arapça’ ya çevirdi. Böylelikle çeviri faaliyetleri hız kazandı. Osmanlı sarayında çevirileri Rumlar yapmakta idi. Dilmaç denen bu çevirmenler oldukça etkiliydi. Çeviri tarihinin ilk ismi Katip Çelebi’ dir.  1821’de Tercüme Odası kuruldu. Fransızca  birinci yabancı dil oldu ve bütün çeviriler bu dilden yapıldı. Daha sonra İngilizce onun yerini aldı. 1941’de Maarif Vekaleti Tercüme dergisi  yayınladı. Hasan Ali Yücel Doğu ve Batı klasiklerini çevirtti. 1000 temel klasik Türkçeye çevrildi. Cumhuriyet döneminde üniversitelerde çevirmen yetiştiren mütercim ve tercümanlık kürsüleri açıldı.

İlk çevirilen eserler tabiatıyla Fransız yazarlarıdır. Yerli kültürün yanında yenilikçi Batı akımlarının ülkeye girmesine neden oldu. 60′ lardan itibaren bütün klasikler çevrildi.

Türkiye’de herkes “çevirmen” olabilmektedir. Bunun için özel bir çeviri eğitimi almaya gerek yoktur. Çevirinin yasal olması için Noter tarafından onaylanması gerekir. Diğer ülkelerde Yeminli Çevirmen’ in onayı yeterli olmaktadır.