Unutulmaya Yüz Tutmuş 5 Dil

Unutulmaya yüz tutmuş diller dendiğinde soyu tükenmiş diller değil ölü diller kastedilir. Genelde çok karıştırılan bu kavramlar anlam olarak birbirlerinden farklıdır.

Ölü dil, artık bir topluluğun ana dili olmayan ama aynı zamanda var olma eğiliminde olan dildir. Sadece akademik alanlarda, özel durumlarda ya da bireyler arasında kullanılır. Vatikan’da Latince kullanımı bu duruma örnek gösterilebilir. Hiçbir konuşmacısı olmayan ve kullanımı olmayan diller ise soyu tükenmiş diller olarak yer alır.

Peki şu an dünya üzerinde nesli tükenmekte olan kaç dil var? Bu sorunun cevabı bölge ve yörelere göre kategorize edilmiş binlerce dil listeleridir. Şimdi bunlardan sadece birkaçını ele alalım;

Latin Dili

Her ne kadar ölü diller kategorisinde bulunsa da  aslında en çok bilinen dillerden biridir Latince. Siyasal ve dini alanlarda kullanılmış ve okullarda öğretilmiş olması bunun en başlıca sebeplerindendir. Özellikle kiliselerde kullanılması dilin birçok katip tarafından bilinmesi ve yaşatılması demektir.

Fakat geçirdiği kademeli değişim süreci Latincenin evrilerek ölüm sürecine girmesine neden olmuştur. Latince Roman dillerine ayrılmış ve Vulgar Latin olarak kullanım dışı olmuştur.

Antik Yunan Dili

Rönesans’tan beri bilimsel çalışmaların konusu olan dil, Sokrates, Aristotales gibi ünlü düşünürlerin kullandığı bir nevi zeka dili olarak görülmektedir. Dönemin bilimsel ve teknolojik alanlarında kullanılan dil olması Antik Yunan dilini önemli kılan nedenlerden biridir. Yunan diline ait en eski metinlere Miken Medeniyeti dönemine aittir.

Mandan Dili

Amerika Birleşik Devletlerin’de Kuzey Dakota’nın soyu tükenmiş bir Siouan dilidir. İki ana lehçesi vardır ve bunlar Nuptare ve Nuetare’dir. Bu lehçelerden sadece Nuptare 20. yüzyıla kadar konuşulmaktaydı. Dr. Edwin Benson bu dili konuşan son kişidir ve 2016 yılında ölmüştür.

Böylelikle Mandanca, unutulmaya yüz tutmuş, ölü diller arasına giren bir dil olmuştur. Bu dil ile ilgili en ilginç detay ise Mandan halkının açık tenli bir topluluk  olması Beyaz Amerikalıların Mandanca’ya ilgi duymasına sebep olduğu ve  bu dil üzerine yoğunlaşarak Galce ve Mandanca kelimelerin karşılaştırma listelerini hazırladıkları söylenmektedir.

Kıpti Dili

Eski Mısır’da 17. yüzyılın sonuna kadar kullanılan yazı dillerinden biridir. Latince gibi Kıptice de din dili olarak kullanılıyor. İskenderiye Kıpti Ortadoks Kilisesi tarafından özellikle kullanılan bu dilin kullanım alanı hala dini kaynaklar ve konuşmalardır.

Sanskritçe

Hint-Avrupa dil ailesinin en eski dilidir. Akıcı ve saf bir dil olarak bilinen Sanskritçe, yoga ile ilgili tüm eski yazılarda kullanılan bir dildir. Dönemin hem klasik hem de resmi dili olarak kullanılan Sanskritçe Jaina ve Budist alimler tarafından kullanılmıştır. Yine özellikle Hinduizm’in liturjik dili olarak kullanılması dilin soyunun tükenmemiş ve hala biliniyor olmasındaki en büyük etkendir.

Sonuç olarak;

Bilimsel araştırmalar yapan topluluklar bir dilin kaybını halkın tarihinin kaybı olarak gördüklerini söylemektedir. Bir dil kaybolduğunda toplumun tarihi ve yaşanılan tüm gerçeklikler de onunla birlikte yok olur.

Bu yüzden soyu tükenmekte olan dillere modern toplumda bir yer kazandırılabilir. Bu noktada soyu tükenmekte olan diller ile bizim aramızda köprü görevi gören çeviri çok önemli rol oynar. Profesyonel çeviri aracılığı ile çeşitli dillerde yazılan birçok farklı kelimeler keşfedilebilir.